31 Mayıs 2017 Çarşamba

bu zor bir imtihan

'sen gidersen dertlenirim,
yaram büyür seninle,
gitme gitme'

hava soğuk,
sahilde oturuyorum.
dinlediğim türkü var yanımda
ve git gide azalan biram.

gitmeyi düşüyordum.
terk edebilseydim bu şehri,
ilk senin sokağından başlardım.
sonra kapının önüne göz yaşlarımı bırakır,
ziline basar giderdim.
belki balkondan,
belki pencereden uzatırdın kafanı.
ya da aşağıya inerdin.
arkamı dönüp gözlerimi son kez gözlerinle buluşturmak isterdim.
bu ölüme giden en kısa yol benim için.
sonra seni kendinle baş başa bırakır devam ederdim yoluma.
dişlerimi sıkardım kırarcasına.
çenemde büyük bir ağrı oluşurdu,
ağlardım köşeyi dönünce.
erkekler de ağlıyor sevgilim.
benim halimi görebilseydin eğer,
acı ile bakardın yüzüme.
çaresizdim.
en çok da erkekler ağlar işte.
fark etmeden, gizlice.
anlamazsın ağladığını.
kızaran gözler bunu inkar eder.
eğer bırakabilseydim seni ve İstanbul'u,
terk edebilseydim her şeyi
buna cesaret edebilseydim eğer,
ilk olarak kendimi terk etmekle başlardım.
çünkü yuvasına hasret bir kuş gibiyim sensizlikte.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder